Semerkant*
"Kitaplarda yer almış bir öyküdür.Üç arkadaştan söz eder. Derler ki:Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır: Dünyayı gözlemlemiş olan Ömer Hayyam,dünyaya hükmetmiş olan Nizamülmülk ve dünyayı titretmiş olanHasan Sabbah."
1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülen Lübnanlı yazar Amin Maalouf tarafından Dünya Edebiyatına kazandırılmış
paha biçilemez bir eser:Semerkant.
Hayatı boyunca birçok iftiraya uğramış olsa da bilginliği ile daima nam salmış olan Doğu'nun incisi Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah gibi önemli kişilerle dost olmuştur. Nişapurlu bir bilge ,şair , matematikçi ,astronom ve filozof olan
Ömer Hayyam,yeri geldiğinde bilim uğruna vezirlik makamını bile reddetmiştir. Her ne kadar vicdanlı olsa da haksızlıklara karşı gelmeyi bilen biridir . Aradıkça kaybolan,kayboldukça aranan Rubaiyat'ın yazarıdır.
Semerkant ,okuyucuyu 1072 yılında ,Ömer Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan bir serüvene sokarken diğer yandan da onu İran sokaklarında, saraylarında ve çarşılarında gezdirir. Kendini kitaba kaptıran okuyucu , okuduğu satırlar arasında Ömer Hayyam'a olan hayranlığını artırmakla kalmaz aynı zamanda Rubaiyat'ı bir gün olsun gerçek hayatta okuma isteğiyle yanıp tutuşur. Ama ne yazık ki Rubaiyat'ın Titanik ile birlikte Atlas Okyanusu'na battığı iddiası onu çok üzecektir.
Sadece Barış Özcan'ın değil aynı zamanda İlber Ortaylı hocamızın da önerdiği bu naçizane eser , gördüğü ilgiden dolayı
Yapı Kredi Yayınları tarafından defalarca kez basılmıştır. Kendinizi kitaba bıraktıktan sonra İran'a gidip Rubaiyat'ı bir umut da olsa bulma düşüncesi aklınızdan çıkmayacaktır.
Bu hayatta diğer kitaplarla mukayese edilmesi mümkün olmayan bazı başyapıtlar vardır . Bunlardan birisi de herkesin okuması ,kitaplığında bulundurması,
tavsiye etmesi,hediye etmesi ,
tekrar ve tekrar okuması gereken
Semerkant kitabının ta kendisidir.
Dünya ne verdi sana ? Hep dert ,hep dert!
Güzel canın da bir gün uçar elbet.
Toprağında yeşillikler bitmeden
Uzan yeşilliğe,gününü gün et.
Dedim:Artık bilgiden yana eksiğim yok;
Şu dünyanın sırrına ermişim az çok.
Derken aklım geldi başıma ,bir de baktım :
Ömrüm gelip geçmiş ,hiçbir şey bildiğim yok.
Yaşamak elindeyken bugüne bugün,
Ne diye bırakır,yarını düşünürsün?
Geçmiş ,gelecek,kuru sevda bütün bunlar;
Kadrini bilmeye bak avucundaki ömrün.

Eline kalemine sağlık
YanıtlaSilTeşekkür ederim :)
Silİnsan okumalı okutmali ki yaşadığının farkına varsin
YanıtlaSilKesinlikle öyle :)
SilGittikçe kendini daha çok geliştiriyorsun. Bu harika yazıyı bize hediye ettiğin için teşekkür ederiz. Et03 e selamlar
YanıtlaSilSize müteşekkir olduğumu belirtmeme izin verin Mösyö de Tekin. Selamınızı bizzat Et03'e ileteceğim (◕ᴗ◕✿)
SilKalemine sağlık...
YanıtlaSilTeşekkür ederim (✿^‿^)
Sil