Fahrenheit 451*
"Kitap yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri de kitap okumamaktır." der yazar Ray Bradbury. Distopya edebiyatının en ünlü ve en ürkütücü klasiklerinden : Fahrenheit 451.
1953 yılında yayımlanır yayımlanmaz kült bir eser olan Fahrenheit 451 , teknolojinin gelişmesiyle insanlığın kitaplardan nasıl yoksun olduğunu ,totaliter rejimin neden kitapları yasakladığını ve canice herkesin gözü önünde yaktığını , kitaplardan izole bir hayat süren insanların günlük yaşantılarındaki sohbetlerde neden sadece markalardan bahsettiklerini ve bunun ötesine geçemediklerini ,televizyonun insanların hayatını nasıl hakimiyet altına aldığını anlatır.
İtfaiye teşkilatını arayarak bir kağıdın yanma derecesini (451 Fahrenheit) soran Ray Bradbury, aldığı cevabı tam tersi yazarak oluşturuyor kitabının ismini. Eski zamanlarda yazılmasına karşın güncelliğini hiç yitirmemiş ve pekâlâ yitirmeyecek bir kitap olan
Fahrenheit 451, yazıldığı dönemden bu zamana cahilliğe karşı boyun eğmiş , mutluluğu teknolojide arayan ,tüm gününü televizyon karşısında geçiren insanlara karşı eleştirel bir bakış açısı geliştirmiştir. Zannımca
Fahrenheit 451 her okunduğu zaman farklı bir mesaj fark edilecektir .
Televizyon karşısında zamanını harcayan, zihnini aptallaşmaya terk eden insanların yanı sıra toplumu hazıra alıştıran ve insanlara sorgulamayı öğretmek yerine onlara ezbere eğitim dayatan sistemlere karşı da acımasız bir eleştiridir bu kitap. "Ölü Ozanlar Derneği" filminde öğrencilerine çok farklı metotlar uygulayarak,onlara kendi kendilerine düşünmeyi öğreten bir öğretmen vardır. Filmdeki bu öğretmen ile Fahrenheit 451'de verilmek istenen mesajın hemen hemen aynı olduğu kanısındayım zira filmde de öğrencilere bir öğretmen haricinde diğer tüm öğretmenler müfredattaki konuları işleyerek bu tazecik zihinlerin sorgulamayı ,kendi kendilerine düşünmeyi öğrenmelerine engel olmaktadırlar.
Teknolojinin gelişmesiyle beraber insanlara cinsellik , şiddet, suç,terör vb gibi aşağılık duygular empoze eden sosyal medya da en az eğlence programları ile insanların vakitlerini çalan televizyonlar ve dünyadaki hemen hemen tüm ülkelerde uygulanan ezbere eğitim sistemi kadar hayatı anlamaya çalışan,duyarlı insanlar olmak isteyen , absürt konular ile ilgili değil de sanat ,edebiyat , felsefe gibi alanlar hakkında konuşarak siyah beyaz dünyayı gökkuşağı rengine çevirmek isteyen aklı başında azınlığa karşı son derece tehlikeli bir canavar rolü üstlenmektedir.
Korkunç bir geleceğin anlatılarından olan
Fahrenheit 451 sadece insanları sorgulamaktan mahrum bırakan eğitim sistemlerine , kitleleri kendilerine zincirleyen ve onları bağımlı hale getiren sosyal medya veya televizyonlara karşı değil aynı zamanda
"Kitap yakmaktan daha kötü suçlar vardır. Bunlardan biri de kitap okumamaktır. "sözünün net bir şekilde anlattığı gibi kitap okumayan , ezbere eğitim sistemlerine karşı diz çökmüş,ömrünü ekranlar karşısında heba eden kişiliklere de sert bir hiciv niteliğindedir.
"Bir kadın kitaplar uğruna yanabiliyorsa ,
kitapların içinde bir şeyler olmalı. "


♥️♥️♥️
YanıtlaSil( ˘ ³˘)♥
SilSeninle bu kitabı konuşmak ne kadar keyifliyse makaleni okumak da bir o kadar keyifli oldu Ahmed'cim. Devamını bekliyor olacağım :) -miyav-
YanıtlaSilBu hoş yorumunuz beni çok mutlu etti . Size çok müteşşekirim. (◕ᴗ◕✿)
Sil